Hakkında The Innocents
Jack Clayton'ın yönettiği 1961 yapımı 'The Innocents', Henry James'in 'The Turn of the Screw' adlı kısa romanından uyarlanmış, psikolojik gerilim ve gotik korku türünün unutulmaz bir başyapıtıdır. Film, genç ve idealist mürebbiye Miss Giddens'un (Deborah Kerr) Bly Malikanesi'nde iki yetim çocuğa, Flora ve Miles'a bakmak üzere işe alınmasıyla başlar. Ancak, malikanede geçirdiği ilk günlerden itibaren, hem çocukların tuhaf davranışları hem de evin ve bahçenin ürkütücü atmosferi, onun gerçeklik algısını sarsmaya başlar. Miss Giddens, evin eski hizmetçisi Miss Jessel ve uşak Peter Quint'in hayaletleri tarafından perili olduğuna ve bu ruhların çocukların zihinlerini ele geçirmeye çalıştığına ikna olur.
Deborah Kerr, mürebbiyenin giderek artan paranoyasını, korkusunu ve çaresizliğini olağanüstü bir incelikle yansıtır. Çocuk oyuncular Martin Stephens (Miles) ve Pamela Franklin (Flora) ise masumiyet ve kötülük arasındaki o ince çizgiyi muazzam bir ustalıkla canlandırarak filmin gerilimini doruk noktasına taşır. Freddie Francis'in siyah-beyaz sinematografisi, gölge oyunları ve ayna yansımalarıyla malikaneyi adeta bir kabusa dönüştürürken, Georges Auric'in ürkütücü müziği de atmosferi tamamlar.
'The Innocents', izleyiciyi gerçek ile kurmaca, masumiyet ile yozlaşma, akıl sağlığı ile delilik arasında bir yolculuğa çıkarır. Olayların mürebbiyenin zihninde mi yoksa gerçekten mi yaşandığı sorusunu asla tam olarak yanıtlamayarak, izleyicide kalıcı bir tedirginlik hissi bırakır. Bu belirsizlik, filmin en büyük gücüdür. Gotik edebiyat uyarlamaları ve psikolojik korku sineması için bir mihenk taşı olan bu film, zarif korkunun nasıl olması gerektiğini gösteren, her sahnesiyle sarsan ve üzerine uzun uzun düşündüren bir başyapıt. Görsel şiirselliği, derin karakterleri ve sarsıcı atmosferiyle sinema tarihindeki en etkileyici hayalet hikayelerinden biridir.
Deborah Kerr, mürebbiyenin giderek artan paranoyasını, korkusunu ve çaresizliğini olağanüstü bir incelikle yansıtır. Çocuk oyuncular Martin Stephens (Miles) ve Pamela Franklin (Flora) ise masumiyet ve kötülük arasındaki o ince çizgiyi muazzam bir ustalıkla canlandırarak filmin gerilimini doruk noktasına taşır. Freddie Francis'in siyah-beyaz sinematografisi, gölge oyunları ve ayna yansımalarıyla malikaneyi adeta bir kabusa dönüştürürken, Georges Auric'in ürkütücü müziği de atmosferi tamamlar.
'The Innocents', izleyiciyi gerçek ile kurmaca, masumiyet ile yozlaşma, akıl sağlığı ile delilik arasında bir yolculuğa çıkarır. Olayların mürebbiyenin zihninde mi yoksa gerçekten mi yaşandığı sorusunu asla tam olarak yanıtlamayarak, izleyicide kalıcı bir tedirginlik hissi bırakır. Bu belirsizlik, filmin en büyük gücüdür. Gotik edebiyat uyarlamaları ve psikolojik korku sineması için bir mihenk taşı olan bu film, zarif korkunun nasıl olması gerektiğini gösteren, her sahnesiyle sarsan ve üzerine uzun uzun düşündüren bir başyapıt. Görsel şiirselliği, derin karakterleri ve sarsıcı atmosferiyle sinema tarihindeki en etkileyici hayalet hikayelerinden biridir.


















